Kadirhan Öztürk Resmi İnternet Sitesi

Kategori Şiir ve Nesir

Suyun Rengi

Suyun rengi

Nedir bilmem

Bakmam kendime

Ağlarken arkandan

 

Saçlarının rengi

Kapatmış gözlerini

Göremem onları

Yürürken arkandan

 

Bulutların neşesi

Hataların bedeli

Bıraktığın yağmurlar

Yağarlar arkandan.

 

Ağustos 2008

Çocukluk ve Keder Mevzuu

Hepimiz biraz mutluyuz biraz üzgünüz zaten.Ama bazılarımız her daim kederli.Onlar özel insanlar işte…

Keder, çocukluktan gelen bir virüs.İnsan hayata kederli gözlerle bakmayı öğrendi mi bir kere,bir daha başka gözlük takamaz.

Daha 6 yaşındayken ilk defa babam götürdü kahvehaneye.İçeri girdikten iki dakika sonra ”Baba,” dedim.”Çıkar beni buradan, burası çok kalabalık”.Tek çocuktum ve doğrusu yalnızlığı seviyordum.Annemin günleri dahil olmak üzere katıldığım en büyük organizasyondu bu olay.İştahlı insanlar kederli olamaz,sebebi çok uzun.Çok iştahlı değildim ama iyi içerdim.O gece yeşil cam şişede bir Uludağ Gazoz,beş tane de oralet içtim.Pasif içicilik derken kafam bir milyon oldu.

Eve geldiğimizde valide hanım uyuyordu.Sağolsun bize atıştırmalık bir şeyler bırakmış.Onları atıştırıp gömüldüm yatağa.Canım nasıl atari oynamak istiyor.Ama korkuyorum karanlık filan.

Dünyanın sırrının yarısını o gece çözdüm.Korkarken iyi düşünürüm söylemesi ayıp.Oraletler uyutmadı sabaha kadar.Cesaretimi toplayıp kalktım,mutfağa gittim.Önce, annemin kullanılması yasak olan misafir bardaklarından aldım salondaki vitrinden.Sonra kendime bir kadeh süt doldurdum.Sütü severdim ama sekten ziyade pekmezli içerdim.

O zamanlar içki yok,sigara yok, biraz çikolatam var sadece.Param bol,canım sıkkın.Ertesi gün biraz kafamı dağıtayım dedim.Evin karşısındaki oyuncakçıdan iki tane Power Rangers oyuncağı aldım.Bir kırmızı bir beyaz.Ustaya hayırlı işler dileyip çıktım.Fiş almadım.Esnaflarla aramı hep iyi tutmaya çalışmışımdır.

Her şeyim vardı.Süt,çikolata,pekmez,power rangers,atari…Ama içimi kemiren bir keder hep orada durdu.Bazen sahile iner denizi seyrederdim.Denizi seyrederken sigara yakmak ise on sekiz yaşıma kadar aklıma gelmedi.Bu konuda hala kızarım kendime.

Anlatıyorum ya,keder insanın kendi yarattığı.Biraz farkındalık,biraz hayal ürünü.Biraz her şeyin çok iyi olması,biraz da hiçbir şeyin tam olmaması.Biraz bir kamera seni izliyormuş gibi yaşamak hayatı.Keder Şirinler’in sonunda William Hanna yazısını okumaktı,keder Power Rangers bittiğinde durgun gözlerle ”Gir içeri kır dizini dön önüne kız Sıdıka” introsunu dinlemekti.

23 Şubat 2012

Kıssadan Hisse

İnsan insanı genelde sevmez
Ondandır bazıları kalabalığı sever
Bunun tek bir açıklaması var;
Metro kalkarken kimse el sallamaz

Yoğun bir hayatı herkes kaldıramaz
Mesela sinekler hemen ölür
Yaşamak güzel şey lakin masraflı
Taksimde anket doldurana enayi derler

Galata’da bir sigara yakmak
Kulağına ne hoş gelir kimselerin
Fakat rüzgar girer arana sevdiğinle
İstanbul göründüğü gibi değildir

Martılara simit atmak tehlikelidir
Ben onları içeriden izliyorum
Denize düşsem martılar kurtarır mı beni?
İnsanların nankör olmayanı azdır

Kimselerin acizliğini yüzüne vurdum
Kırmızı alarm verdiler ülkelerinde
Kaçmak dünyanın en zevkli işi
Diktatörlükse iyi bir şey değildir

Okyanusu yüzerek geçmeye çalışanlar
Geminin farkında değiller
Ben uçakları pek sevemedim
Işınlanmak da güzel bir şey olmalı

10 Nisan 2010

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.